VDS ve VPS kavramları çoğu zaman birbirine karıştırılır. Birçok kullanıcı bu iki hizmeti teknik olarak ayırmadan, yalnızca fiyat veya isim üzerinden karar verir. Bu da beklenti–performans uyuşmazlığına ve memnuniyetsizliğe yol açar.
Bu yazıda VDS ile VPS arasındaki farkları net şekilde ortaya koyuyor ve hangi kullanım senaryosunda hangisinin gerçekten uygun olduğunu açıklıyoruz.
VPS (Virtual Private Server)
Kaynakların daha esnek ve çoğunlukla paylaşımlı olduğu sanal sunucu modelidir. CPU ve disk gibi kaynaklar genellikle kesin sınırlarla garanti edilmez.
VDS (Virtual Dedicated Server)
CPU, RAM ve disk gibi kaynakların belirli oranlarda ayrıldığı, daha kontrollü bir sanal sunucu yapısıdır. Doğru altyapıda Dedicated’a yakın performans sunabilir.
Yeni açılan, düşük ziyaretçili siteler için VPS yeterli olabilir. Kaynak ihtiyacı sınırlı olan projelerde maliyet avantajı sağlar.
Canlı kullanıcıya hizmet vermeyen, deneme ve geliştirme amaçlı projelerde VPS tercih edilebilir.
Ani yük artışları veya yoğun işlem gerektirmeyen uygulamalarda VPS kabul edilebilir performans sunar.
Web sitesi büyüdükçe, VPS altyapısı performans dalgalanmaları yaşamaya başlar. Bu noktada VDS daha stabil bir çözüm sunar.
CPU, RAM ve disk kaynaklarının gerçekten ayrılmış olması gereken projelerde VPS yetersiz kalır. VDS bu noktada devreye girer.
Bu tür projelerde performans dalgalanması doğrudan gelir ve kullanıcı kaybı anlamına gelir. VPS risklidir, VDS daha güvenlidir.
Sadece “özel” kelimesine bakarak VPS tercih etmek.
VPS her zaman kötü değildir ama her iş için uygun da değildir. Yanlış yerde kullanıldığında sorun kaçınılmaz olur.
VPS uygunsa:
Trafik düşükse
Kaynak ihtiyacı sınırlıysa
Test veya hobi projesiyse
VDS uygunsa:
Trafik artıyorsa
Performans istikrarı gerekiyorsa
Proje gelir üretiyorsa
VDS mi VPS mi sorusunun cevabı fiyat değil, ihtiyaç analizidir. Yanlış seçim kısa vadede tasarruf gibi görünse de uzun vadede performans ve müşteri kaybına yol açar.
Doğru sunucu seçimi, projenin bugünkü değil yarınki ihtiyaçlarına göre yapılmalıdır.